Birbirlerine zıt fakat çok yakın iki arkadaş vardır.Her ne kadar birbirlerine zıt karakterler olsalar da çok iyi arkadaşlardır. Ama kasabaya gelen bir kız bu iki arkadaşın arasını açar. Çünkü iki yakın arkadaş aynı kıza aşık olmuştur. Kızı elde ederken birbirlerini kırmamaya ve kızı değişik oyunlarla elde etmeye çalışırlar. Fakat kızın iki yakın arkadaşa bir süprizi vardır.
Yönetmenler : Mert EREZ, Ozan SERTDEMİR, Uluç Erdem ERSEN
Senaryo : Mert EREZ, Ozan SERTDEMİR, Uluç Erdem ERSEN
Görüntü Yönetmeni ve Kamera : Ahmet KÜÇÜKKAYALI
Sanat Yönetmeni : Uluç Erdem ERSEN
Kurgu : Ozan SERTDEMİR
Hikaye : Mert EREZ
Oyuncular:
Çağrı ÖKSÜM
Şeref ÖZDEMİR
Mine TÜRKÖZ
Sinem KARATABAK
Film ilk kısa filmim. Bundan önce çektiğim "Küçük Örümcek" filmi sadece küçük bir aşamaydı ve kardeşim için çektim. Bu film, her şeyi öğrenmeye başladığım, bu işe başladığım bir film. Film çok aceleye geldi ve bir çok olumsuzluk yaşandı. "Yumurta" filminin ilk gösteriminde, Çağrı ÖKSÜM aracılığı ile "Süt" filminin yardımcı yönetmeni Ahmet KÜÇÜKKAYALI ile tanıştık. Bize bu işi anlattı ve bizden acele bir senaryo istedi. Biz Mert'in bulduğu bu hikayeyi anlattık ve beğendi. Bunu senaryoya dökmemizi istedi. Gece gündüz çalışıp iki günde senaryoyu yazdık. "Süt" filmi çekimleri bitti ve tüm ekip İstanbul'a döndü. Ahmet abi bizim için kaldı ve çekimlere başladık. Film uzundu ve biz acemiydik. Filmi iki gün gibi kısa bir zamanda 20 saate yakın bir zamnda çektik. Fakat ilk günün sonunda mikrafonun bozukluğunu farkettik fakat elimizde başka imkan yoktu. Filmi öyle ya da böyle bitirdik ve çok da güzel olduğuna inanıyorum. Teşekkürler Ahmet abi...
Dündar el üstünde büyümüş bir çocuktur. Hayatında daha önce hiç hasta olmamıştır. Bir gün aniden gribe yakalanır. Ne yapacağını bilemez ve hayatında ilk kez grip olmuştur. Bu yüzden hastalığının grip olduğunu bilemez. Telaşlanır, korkar. Doktora gider. Doktora şikâyetlerini anlatır. Dündar hastalığın belirtilerini bire bir yaşar. Doktor teşhişi koyar. Grip.
Bir grup arkadaş karargâh dedikleri bir harabede toplanıp eğlenirler. Zamanlarının büyük bölümünü burada geçiren gençler farklı düşüncelerin çatışmasıyla anlamsız bir iddiaya girerler. Bilgisayar delisi Yavuzcan ruh yok dedikçe, büyü meraklısı Bahar ruhların var olduğuna inanır ve ruhu çağırmak için iddiaya girerler. Hasta olan arkadaşları Dündar’ı iyileştirmek için Grip Baba Hazretlerini çağırırlar. Grip Baba gelir ve içine girdiği kişi grip olur. Bu ruhu yollamak için ellerinden geleni yaparlar .
Set Fotografları: Gürkan Barış ZENCİRCİ&Hüseyin GÜRE
Makyaj: Bahar KILIÇ
Oyuncular:
Yavuzcan ÖZKAN
Bahar KILIÇ
Dündar TAŞAL
Ceren KIRKAĞAÇLI
Ozan SERTDEMİR
Grip film yarışması için hazırladığımız bir korku-komedi kısa film. Grip film yarışmasında başarılı olamadı. Ancak Tire Liseler arası kısa film yarışması 3.sü oldu. Emek harcadığımızimkanları zorladığımız bir film. Fakat bazı ekipman eksiklerinden dolayı ses sorunu ve görüntüde problemler oluştu. Yinede başarılı bir film oldu. Ayrıca film, FilimFilm ekibinin 3. filmidir.
Mahalledeki çocuklar her günkü gibi sokakta oyunlarını oynarlar. Ama bu gün iddiaya girerek oynamaya karar veriler. Çocuklar takımları kurar ve kaybeden kazanana soğuk gazoz alacaktır. Maç yaparlar ve kaybedenler gazozu alır, kazananlar içer. Akşam eve gittiklerinde camları da açık yatan kaybeden takım, terli terli soğuk gazoz içmenin ve camı açık bırakmanın etksiyle hasta olur ertesi gün arkadaşları dışarı çağırır fakat çıkamazlar. Kaybeden takım aşağıda maç yaparken kazanan takım evden hasta hasta onları izler. Bazen kaybetmek çok şey kazandırır.
Oyuncular: Cemal AYDOS Okan SERTDEMİR Caner AYDOS Tolga KAVAS
Filmi grip film yarışması için hazırladık. Ancak grip filmde başarılı olamadık. Tire Eğitim, Bilim Kültür Şenlikleri kapsamında liseler arası kısa film yarışması 1.si olduk.
FilimFilm bir sinema ekibidir. Hem de genç bir sinema ekibidir. Ekibin başlıca üyeleri lise öğrencilerinden oluşur. Elinden geldiğince film yapmaya çalışır. Ekibimize bu işe gönül vermiş herkes katılabilir.
Sana soruyorum! Bu aşk platonik mi? Ey, sevdiğim kadın. Yoksa bu aşk var da sen yok musun? Renkli bir hayal dünyasının en koyu tonundayım. Belki de dipsiz kuyunun, dibini arayanlardanım. Beni sen kurtar nolur! Seni seviyorum, söyleyemiyorum.
Yön tayini ve kontrolünde belirleyici rol oynayan organlarını büyük bir titizlikle son bir defa gözden geçirir. Sonra sanki uçuş takımlarının son kontrolünü yaparak uçuşa geçecek pilot gibi, ön tarafındaki denge organlarını ayarlar ve uçuş pozisyonunu alır. Son olarak, antenlerinin ucundaki alıcılar (reseptör) vasıtasıyla, rüzgârın şiddetine ve yönüne göre kalkış açı ve hızını ayarlar ve nihayet havalanır. Bu hazırlıklar çok çok kısa bir zamanda cereyan eder. Uçuşa geçer geçmez kısa sürede hızlanabilir ve giderek yaklaşık saatte 10 km gibi bir hıza erişir. Bir uçaktan milyarlarca defa daha küçük İlâhî bir sanat harikası: Karasinek veya Musca domestica... Diptera (çiftkanatlılar) takımının Muscidae familyasından yaygın bir sinek türü olan ve ev sineği olarak da adlandırılan karasinek, yerleşim bölgelerindeki bütün sineklerin % 90’ını meydana getirir. Kutuplar’dan Ekvator’a doğudan batıya yayılmış durumdadır. Karasinek insanların yaşadığı en soğuk iklimden en sıcak iklime kadar bütün meskûn yerlerde bulunabilir. Çünkü bunlar, yaşayabilmek için gerekli şartları ancak insanların ve in- sanlarla birarada bulunan hayvanların yaşadıkları yerlerde bulur. Özellikle yaz aylarının o sıcak günlerinde bunlarla sürekli savaş halindeyizdir…
(Wikipedia)
Az önce okuduğunuz Wikipedia’dan alınmış olan son derece ansiklopedik yazı bildiğimiz sinekten bahsediyor. Hani küçük, kara, uçuşan… Dünyada birçok sinek türü vardır. Bunların hepsini bu yazıda sayamam, çünkü bilmiyorum. Ama bir tane SİNEK var ki o bambaşka.
Bu sinek internet üzerinde bir sinek ve şimdilik 500’e yakın üyesi olan bir sinek. Bu sinek film çeken bir sinek. Evet bu bizim bildiğimiz sineklerden değil. Bu sinek İzmirSinek yani açılımıyla İzmir
Sinema Ekibi. Şimdi siz nedir bu İzmirSinek diyeceksiniz. Neyse siz sormadan ben hemen söyleyeyim.
İzmirSinek 2007’nin Ocak ayında İzmirli sinemasever ve şu an için kısa film yönetmeni Ahmet KARATAŞ tarafından kuruldu. Bir forum sitesi açıldı ve bu forum üyeleri gün geçtikçe arttı. İnternet üzerinden yazışmalar ve yardımlaşmalar yapılıyor. Kimi çekeceği bir film için ekip ararken, kimi senaryosunun nasıl olduğunu soruyor. Kimi beğendiği bir filmi tavsiye ederken, kimi yapmak istediklerini anlatıyor. Kimi eksik olan ekipmanı ararken, kimi bildiklerini sinemaseverler ile paylaşıyor. Sitede seçkin kısa filmler yayınlanıyor ve yorumlar alınıyor, film tartışmaları sürüyor, yazışmalar devam ediyor.
Sinek sadece internet üzerinden yazışan bir grup değil aynı zamanda buluşan ve film çeken bir gruptur. Site üyeleri kendi aralarında toplaşma dedikleri buluşmaları yapar ve film çeker. Çorbada herkesin tuzu vardır. Ekip ekipman toplanır. Görevler dağılır ve amatör ile profesyonel arası bir işe başlanır. Profesyonel ile amatör arası diyorum. Çünkü ekipte bu işte kendini geliştirmiş insanların yanı sıra, bu işe yeni başlamış ve benim gibi genç arkadaşlar var. Bir filmde şu görevi alan diğer filmde de onu yapacak diye bir kaide yok ve bir ekipte yapılacak bütün işleri gelişenler, yeni başlayanlara anlatıyor, öğretiyor, sevdiriyor.
Ekipte her şey dâhildir. Ekibimizde sinemanın her bölümü dışında diğer sanatlara da bölüm ayrılmıştır. Sinemanın her bölümü derken de film müzikleri, kurgu, sanat yönetmenliği… gibi bir çok alanda paylaşım vardır. Sitemizde, film çekmek isteyen biri aradığı elamanı bulabilir ve istediği işi yapabilir. Ayrıca sitemizde sinemayla ilgili seviyeli geyik muhabbetleri de yapılır.
Ekipte ayrıca benim gibi liseliler de mevcut. Bizler de aramızda toplanıp, büyüklerimizden öğrendiklerimiz doğrultusunda filmler çekmeye çalışıyoruz, sitede yazdığımız senaryoları paylaşıyoruz.
Yazının başında İzmirSinek’in 500’e yakın üyesi olduğunu söylemiştim. Tabii ki bunarlın hepsi İzmir’de değil. Ekibimiz Dünya’nın dört bir yanından, hatta tüm evrenin dört bir yanından sinemaseverlere açıktır. Sizleri de bekleriz.
22 Ocak 1993 İzmir/Konak doğumluyum. İzmir'in Tire ilçesinde yaşıyorum. İlköğretimi okuduğum Kurtuluş İlköğretim Okulunda tiyatroya karşı ilgim başladı ve git gide az çok yeteneğimin olduğunu fark ettim. 2 yıl Kurtulş Okukulunda tiyatroda görev aldım ve Tire Ş.A.İ.K Lisesinde lise hayatım başladı. Burada tiyatroya devam ettim ve belediye tiyatro kadrrosuna girdim. Tiyatro dışında, yazmayı ve sinemayı çok seviyorum. Genelde hikaye,senaryo ve şiir yazıyorum. İleride düşündüğüm meslek olan sinemacılığa ilk adımımı attım. Kısa film çekmeye başladım ve sinemaya ilk adımımı attım...
O.S-MAN içinde gizli bir şifre bulunduran, espiritüel bir nick denilebilir. Her gören film ismi mi diye soruyor. Hayır değil (ama ileride olabilir.). O.S-MAN'ı iki kısımda inceleyebiliriz. 1) Çizgiden önce, 2) Çizgiden sonra. O.S-MAN'da "-"den önceki kısım benim ismimdir. Yani adımın ilk harfi "O"zan ve soyadımın ilk harfi "S"ertdemir. "-"den sonra ise benim yaratıcılığım ile getirdiğim bir ek. SüperMAN,SpiderMAN,BatMAN,SüleyMAN gibi fantastik ve halk kahramnlarının aldığı özellikten sonra gelen "MAN" kelimesi. Yani "MAN" = "ADAM"...
Yani burdan anlaşıldığı üzere O.S-MAN'ın açılımı Ozan Sertdemir Adam demek. Gönlünüzün süper kahramanı...